X 20
Bugun...



İmamoğlu’ndan Bakan Soylu Hakkında Suç Duyurusu

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Beylikdüzü Belediye Başkanlığı dönemi nedeniyle ilgili, 27 konuda soruşturma izni verilmesi üzerine, izni veren İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve müfettiş Arif Yıldırım hakkında suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusunu, İmamoğlu’nun avukatı Kemal Polat, bugün İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvururak gerçekleştirdi.

facebook-paylas
Tarih: 21-05-2020 07:53

İmamoğlu’ndan Bakan Soylu Hakkında Suç Duyurusu

Polat, suç duyurusunda, ön incelemeyi yürüten müfettiş Arif Yıldırım’ın, yalnızca İmamoğlu’nun görev yaptığı döneme odaklandığını, maddi gerçekleri ortaya çıkarmak yerine müvekkilin soruşturulmasının sağlanmasını kendisine görev edindiğini belirtti. Polat, dilekçesinin giriş bölümünd şu noktalara değindi:

 

“Öyle ki şüpheli; harcama ve ihale yetkilisi olmamasına rağmen müvekkilin bu yetkilere sahip olduğu şeklinde rapor düzenleyerek müvekkili sorumlu göstermiş, müvekkilin savunma yapabilmek için talep ettiği bilgi ve belgeyi müvekkille paylaşmamış, bu nedenle müvekkilin savunma hakkını elinden almış, buna rağmen raporunda müvekkil ifade vermiş gibi alıntılar yaparak sahte evrak düzenlemiş,yetki devrinde bulunduğu şeklinde bir beyanı olmadığı ve böyle bir yetki devri mümkün de olmadığı halde müvekkili hayali bir yetki devrine istinaden sorumlu göstermiş, yine görev süresi bittikten sonraki dönemde yapılan bir ihale nedeniyle müvekkili sorumlu göstermiştir.”

 

Dilekçede, İçişileri Bakanı Soylu hakkındaki suç duyurusu da şu ifadelerle yapıldı:

“T.C. İçişleri Bakanı sayın Süleyman Soylu da T.C. İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişi sayın Arif Yıldırım’ın yukarıda sayılan eylemlerine soruşturma izni vermiştir ve maddi gerçeğe aykırı, sahte içerikli raporda yer alan iddiaları soruşturma iznine bağlamış olması nedeniyle sorumludur.”

Polat, suç duyurusu talebini de şu sözlerle özetledi:

“Yukarıda arz edilen durumlar ve incelemelerinizde ortaya çıkacak durumlar karşısında, şüpheliler hakkında gerekli soruşturmanın yapılarak cezalandırılmasının sağlanması için haklarında kamu davası açılmasını müvekkilim adına vekâleten saygılarımla arz ve talep ederim. 20.05.2020.”

 

Polat’ın, suç duyurusu dilekçesi şöyle:

İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA

Ekrem İMAMOĞLU Fatih/İstanbul

 

Şüpheliler:

1-Süleyman SOYLU

2- Arif YILDIRIM

TC İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu İstanbul

3- Soruşturma sırasında tespit edilecek diğer kişi veya kişiler

Resmi Evrakta Sahtecilik

 

A. ÖZET

Gurup

Vilayet Konağı Cağaloğlu/İSTANBUL

1. Şüpheli Arif Yıldırım, İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişi olarak görev yapmaktadır. 2019 yılında yapılan mahalli idareler seçimi sonucunda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olan müvekkilin mazbatasının iptal edilerek seçimlerin yenilendiği dönemde, yenilenecek seçimden önce müvekkilin önceki görev yeri olan Beylikdüzü Belediyesi'nin 2012-2019 yılları arasında ön inceleme yapılması görevi şüpheliye verilmiştir. Müvekkilin o dönemde mazbatasının iptal edilmesi toplumun adalet duygusunun zedelenmesine yol açmış, şüpheli tam da bu dönemde görevlendirilmiştir. Toplumda bu inceleme siyasi baskı aracı olarak görülmüş ve bu konuda da bir haksızlık algısı oluşmuş, ön incelemenin zamanlamasının yanında bahsedilen seçim döneminde müvekkilin rakibi olan siyasi partiden daha önce milletvekili adayı olmuş olan şüphelinin tarafsızlığı konusunda şüpheler doğmuştur.

2. Nitekim daha sonra şüpheli, ön incelemeyi yürütürken yalnızca müvekkilin görev yaptığı döneme odaklanmış, maddi gerçekleri ortaya çıkarmak yerine müvekkilin soruşturulmasının sağlanmasını kendisine görev edinmiştir. Öyle ki şüpheli; harcama ve ihale yetkilisi

olmamasına rağmen müvekkilin bu yetkilere sahip olduğu şeklinde rapor düzenleyerek

müvekkili sorumlu göstermiş, müvekkilin savunma yapabilmek için talep ettiği bilgi ve

belgeyi müvekkille paylaşmamış, bu nedenle müvekkilin savunma hakkını elinden almış,

buna rağmen raporunda müvekkil ifade vermiş gibi alıntılar yaparak sahte evrak düzenlemiş,

yetki devrinde bulunduğu şeklinde bir beyanı olmadığı ve böyle bir yetki devri mümkün de

olmadığı halde müvekkili hayali bir yetki devrine istinaden sorumlu göstermiş, yine görev

süresi bittikten sonraki dönemde yapılan bir ihale nedeniyle müvekkili sorumlu göstermiştir.

3. Aşağıda ayrıntılı olarak açıklanacağı üzere şüphelinin tarafsız olmakla, soruşturulanın lehine ve aleyhine tüm bulguları toplamakla yükümlü olduğu kanun ve yönetmelikle düzenlenmiş, müfettişlerin bulguları saptırma ve karartma hallerinde bu incelemeden dolayı sorumlu olacakları yine kanunla düzenlenmiştir. Şüphelinin eylemleri bulguları saptırmanın tipik bir örneği olduğu gibi, tarafsız olmamak, yeterli incelemeyi yapmamak, gerçek olmayan içerikte rapor düzenlemek, sahte evrak düzenlemek şeklindeki eylemlerini müvekkilin soruşturma geçirmesini sağlamak amacıyla gerçekleştirdiğinden resmi evrakta sahtecilik, görevi kötüye kullanma ve iftira suçunun unsurları oluşmuştur. Diğer şüpheli ise İçişleri Bakanıdır ve aşağıda ayrıntılı olarak açıklanacağı üzere bu tür raporları esas alarak verdikleri soruşturma izinlerinden dolayı sorumludur. Herhangi bir hukuk devletinde, demokratik seçimlerle göreve gelmiş kişilerin kamu gücü kullanılarak siyasi baskı altına alınması, üstelik bu eylemlerin yargısal denetimden kurtulması hayal dahi edilemez. Ancak medeni ülkelerde olması gereken bu değerleri ülkemize çok gören, kanun önünde eşitliği ve demokratik bir toplumu zedeleyen kişilerin yargısal denetimden muaf olduklarına olan inançlarının son bulması, hiç kimsenin Cumhuriyet Başsavcılıklarından üstün olmadığına herkesin ikna olması bakımından, etkin bir şekilde yapılmasıyla işbu soruşturma ülkemizin demokrasi geleneğinde tarihi bir dönüm noktası olacağına inanmaktayız.

B. MÜFETTİŞLERİN DÜZENLEDİKLERİ RAPORLARDA GETİRDİKLERİ TEKLİFLERDEN DOLAYI

HAKLARINDA SORUŞTURMA YAPILIP YAPILMAYACAĞI HUSUSU

4. Danıştay Birinci Dairesinin 16.09.2005 tarihli ve E: 2005/803, K: 2005/1018 ve 2.5.2006, E: 2006/262, K :2006/478 sayılı kararlarında, soruşturmacı olarak görevlendirilenler, ön inceleme raporu düzenlemekle yükümlü bulunduklarından, bulguların saptırılması ve karartılması halleri hariç olmak üzere, düzenledikleri raporlarda getirdikleri tekliflerden, karar verme konumunda olmamaları nedeniyle sorumlu tutulmalarına hukuken olanak bulunmadığına karar verilmiştir.

Buna göre, ilke olarak soruşturmacılar hakkında düzenledikleri öninceleme raporları dolayısıyla sorumlu tutulamazlar, ancak ayrık durumlarda haklarında soruşturma açılması olanaklıdır. Ayrık durumlar kararda şöyle açıklanmıştır: “....bulguların saptırılması ve karartılması halleri hariç...”

Bulguların saptırılması ve karartılması, şikayet konusu olayda müvekkil aleyhine gerçekleştirilen bir eylem olarak görülmektedir. Çünkü,

-Müvekkilin belediyenin ihale iş ve işlemlerinde Belediye Başkanı sıfatı nedeniyle hiçbir şekilde yetkili olmadığı için yasal yönden de sahip olmadığı 4734 sayılı Kamu İhale Kanunun 4’üncü maddesinde tanımlanan “İhale yetkilisi”sıfatı, sırf müvekkili cezai yönden sorumlu tutabilmek adına, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile 5393 sayılı Belediye Kanunu hükümleri gözardı edilerek anlamından/tanımında çok farklı şekilde yorumlanarak kasten harcama ve ihale yetkilisi gösterilmesi,

-Müvekkilin belediye başkanlığı görevinden ayrıldığı, yerine seçilen yeni belediye başkanının göreve başladığı ve ne Beylikdüzü Belediyesi’nde ne de, seçimlerin iptal edilerek yenilenmesine karar verilmiş olması nedeniyle İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığının da sona erdiği bir döneme ve Beylikdüzü Belediyesi’ne ait ihale iş ve işlemlerindeki hukuka aykırı olduğu iddia edilen hususlardan hiç bir görev, yetki ve sorumluluğu bulunmadığı halde müvekkilin sorumlu gösterilmesi,

-Harcama ve ihale yetkilisi olmadığı için yetki devrinde de bulunması olanaklı olmadığı bilinmesine ve müvekkil yetki devri yaptığı şeklinde bir beyanda da bulunmamış olmasına ragmen yetki devrinde bulunmuş gibi müvekkilin sorumlu gösterilmesi,

-İfade vermediği halde ifade vermiş gibi, müvekkilin beyan etmediği sözleri ifadesinde söylemiş gibi gösterip bunu raporlaştırmak suretiyle gerçeğe aykırı beyanla müvekkilin sorumlu gösterilmesi,

halleri kasıtlı hareket eden şüpheli Mülkiye Başmüfettişi Arif YILDIRIM’ın bulguları saptırılması ve karartması hallerine örnektir.

5. Yukarıda “kasıtlı hareket eden” ibaresi tarafımızdan bilerek kullanılmıştır. Çünkü bir Mülkiye Müfettişinin, yukarıda gösterilen halleri bilmemesi, fark etmemesi, mümkün değildir. Mülkiye müfettişi, teftiş ve denetim hizmetleri sınıfının en önde gelen kariyer mesleklerinden biridir. Mesleğe önce kaymakam adaylığında başlayıp sonra belirli bir süre kaymakamlık yaptıktan sonra açılan yeterlik sınavı sonrasında yine belirli bir eğitime tabi tutularak atanılan bir görev olup, bu niteliklere sahip bir kimsenin, herhangi bir şahsi yorum gerektirmeyen nitelemeleri yanıltıcı olarak yapması ve maddi olayları rapora gerçeğe aykırı olarak geçirmesi ve üstelik bunların sayıca fazla olması karşısında; “..görmedim, yanlış değerlendirdim, sehven oldu, amacını aştı...” gibi mazeretlere sığınma hakları bulunmamaktadır.

Açıklanan bu nedenlerle şüpheli Mülkiye Başmüfettişi Arif YILDIRIM hakkında yapılan bu suç duyurusunun işleme alınması yasal bir gerekliliktir.

C. OLAYLAR

6. Müvekkilim Ekrem İMAMOĞLU, MART 2014 mahalli idare seçimlerinde İstanbul BEYLİKDÜZÜ Belediye Başkanlığı seçimlerine CHP adayı olarak katılarak belediye başkanı seçilmiş, bu görevi 31 Mart 2019 mahalli idare seçimlerine kadar devam etmiştir.

7. 31 Mart 2019’da yapılan mahalli idare seçimlerinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerine CHP adayı olarak katılan müvekkilim, belediye başkanı seçilmiş, 18 Nisan 2019’da mazbatasını almış, ancak 6 Mayıs 2019’da İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığını seçimlerinin YSK tarafından iptali üzerine 23 Haziran 2019 günü tekrarlanan seçime de yine CHP adayı olarak katılan müvekkilim %54 bir oyla seçimi kazanarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına seçilmiş ve 27 Haziran 2019 günü mazbatasını alarak göreve başlamıştır.

8. Anayasa'nın 123. maddesinde, idarenin kuruluş ve görevleriyle bir bütün olduğu ve kanunla düzenleneceği öngörüldükten sonra idarenin kuruluş ve görevlerinin, merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına dayandığı hükme bağlanmış, kamu tüzelkişiliğinin, ancak kanunla veya kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanılarak kurulacağı belirtilmiş ve idarî yapı içinde yer alan kurumların bütünlük içinde çalışması öngörülmüştür.

9. Anayasa'nın 127. maddesinin beşinci fıkrasında yer alan hükme göre idarî vesayet; merkezî idarenin, mahallî idareler üzerinde, mahallî hizmetlerin idarenin bütünlüğü ilkesine uygun şekilde yürütülmesi, kamu görevlerinde birliğin sağlanması, toplum yararının korunması ve mahallî ihtiyaçların gereği gibi karşılanması amacıyla, kanunda belirtilen esas ve usuller dairesinde sahip olduğu yetkidir.

10. İdarî vesayet yetkisi, hiyerarşik denetimde olduğu gibi genel bir yetki olmayıp, kanunla çerçevesi çizilen sınırlar içerisinde kullanılması gereken istisnaî bir yetkidir. İstisnaîlik ve kanunîlik idarî vesayetin en belirgin iki temel özelliğidir. Bu bağlamda vesayet, merkezî idareye 'görev' değil 'yetki' olarak verildiğinden mutlak bir kullanım zorunluluğu da içermez. Anayasa'da belirtilen amaç ve çerçeve içinde kalmak koşuluyla bu yetkinin kapsam ve sınırını belirleme yetkisi yasakoyucuya aittir.

11. Mahallî idareler, Anayasa ile güvence altına alınan kamu tüzel kişileridir. Anayasa'nın 127. maddesinde yer alan idarî vesayet yetkisi yerel yönetimlere tanınan anayasal güvencenin istisnasıdır. Ancak merkezî idarenin yerel yönetimlerin bütün eylem ve işlemleri üzerinde mutlaka bir denetim yetkisi kullanması gerektiği söylenemez. Yasa koyucu bu yetkiyi belirlerken hem Anayasa'nın 127. maddesinde belirtilen ilkeleri hem de mahallî idarelerin anayasal güvencesini gözetmek ve dengelemek zorundadır.

12.Bu kapsamda Anayasa'da belirtilen amaç ve çerçeve içinde kalmak koşuluyla yerel yönetimlerin merkezî idare tarafından kanunların öngördüğü yetki ve kapsam içinde denetlenmesinde kullanılacak idarî vesayet yöntemini ve yoğunluğunu belirleme yetkisi yasama organının takdirindedir.

13. Yasama organı belediyelerin görev ve yetkilerini Anayasanın 127’nci maddesi uyarınca yürürlüğe konulan 5393 Belediye Kanunu ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu ile düzenlenmiştir. 5393 sayılı Belediye kanununun ‘Denetimin amacı’ başlıklı 54’üncü maddesinde; belediyelerin denetimi; faaliyet ve işlemlerde hataların önlenmesine yardımcı olmak, çalışanların ve belediye teşkilâtının gelişmesine, yönetim ve kontrol sistemlerinin geçerli, güvenilir ve tutarlı duruma gelmesine rehberlik etmek amacıyla; hizmetlerin süreç ve sonuçlarını mevzuata, önceden belirlenmiş amaç ve hedeflere, performans ölçütlerine ve kalite standartlarına göre tarafsız olarak analiz etmek, karşılaştırmak ve ölçmek; kanıtlara dayalı olarak değerlendirmek, elde edilen sonuçları rapor hâline getirerek ilgililere duyurmaktır, şeklinde tanımlanmış, ‘denetimin kapsamı ve türleri’ başlıklı 55’inci maddesinde ise, belediyelerde iç ve dış denetimin yapılacağı, denetimin, iş ve işlemlerin hukuka uygunluk, malî ve performans denetimini kapsayacağı, iç ve dış denetimin 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu hükümlerine göre yapılacağı açıklanmış, ayrıca, belediyenin malî işlemler dışında kalan diğer idarî işlemlerinin, hukuka uygunluk ve idarenin bütünlüğü açısından İçişleri Bakanlığı tarafından da denetleneceği hükmü getirilmiştir.

14. İçişleri Bakanlığı tarafından belediyeler üzerindeki vesayet denetimin temelini oluşturan bu hükme göre yapılacak vesayet denetinin usul ve esasları da 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Sekizinci Bölümünde yer alan “İçişleri Bakanlığı”na ait kısımının Teftiş Kurulu Başkanlığı başlıklı 260’ıncı maddesinde düzenlenmiştir.

15. Bu maddenin (1) numaralı fıkrasının (c) bendinde; mahalli idarelerin seçilmiş veya tayin edilmiş organları ve bunların üyeleriyle diğer kamu görevlileri hakkında inceleme, araştırma ve soruşturma yapmak,(ç) bendinde Bakanlığın mahalli idareler üzerinde sahip olduğu vesayet yetkisinin mevzuat hükümleri gereğince uygulanmasını sağlamak, İçişleri Bakanlığına görev olarak verilmiştir.

16. Bu maddenin uygulanmasını göstermek üzere yürürlüğe konulmuş olan ikincil düzenleyici işlem olan ve Bakanlar Kurulunun 01.08.1985 tarihli ve 85/9750 sayılı Kararıyla yürürlüğe konulan İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Tüzüğünün 5’inci maddesi ve İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Çalışma Yönetmeliğinin 5’inci ve 6’ncı maddeleri uyarınca belediyelere ve bunların amir, memur ve görevlilerine mevzuat hükümleriyle verilen görev ve yetkilerle ilgili iş ve işlemleri denetlemek görevi ile teftiş görevi İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişlerine verilmiştir. Mülkiye müfettişlerinin görev ve yetkileri yukarıda anılan Tüzüğün 18’inci maddesinde gösterilmiştir. Bu madde hükmüne göre; mülkiye müfettişleri; Bakanlık merkez birimlerinin, bağlı kuruluşlarının, Bakanlığın denetim ve

gözetimi altında bulunan kuruluşların, il ve ilçe kuruluşlarının, il özel idareleri, belediyeler ve köylerle bunlara bağlı ve bunların kurdukları veya özel kanunlarla kurulan birlik, işletme, müessese ve teşebbüslerin çalışmalarını, işlemlerini ve hesaplarını teftiş etmek ve denetlemekle görevi olup ayrıca yukarıda belirtilen birim ve kuruluşların suç işledikleri anlaşılan veya ihbar ve şikayet olunan memurları ve diğer kamu görevlileri ve mahalli idarelerin seçilmiş veya atanmış organları ve bunların üyeleri hakkında inceleme ve soruşturma yapmakla da görevli kılınmışlardır.

17. Mülkiye müfettişlerinin çalışma usul ve esasları ise Resmi Gazetenin 05.06.1989 tarihli ve 20196 sayılı nüshasında yayımlanarak yürülüğe konulmuş olan “İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Çalışma Yönetmeliği’nde düzenlenmiştir. Bu Yönetmeliğin 50’nci maddesinde; Müfettişlerin, inceleme ve soruşturmaları sırasında Memurin Muhakematı Hakkında Kanunu Muvakkatın 2 ve 6 ıncı maddeleri (4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanunun 5-6. maddeleri) uyarınca Ceza Muhakemeleri Usul Kanununun 153 üncü (5237 sk 160/2) maddesine göre sanıklar hakkında leh ve aleyhteki bütün delilleri toplayacakları, 73’üncü maddesinde de Memurin Muhakematı Hakkında Kanununu Muvakkat (4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun) hükümlerine tabi işlerde sanığın savunmasının soruşturma sırasında sorgulama tarzında alınacağı, ancak, müfettişlerin mülki idare amirleriyle belediye başkanlarının savunmalarını yazılı olarak alabilecekleri, yazılı savunma istemlerinde sanığa kendisiyle ilgili olarak iddia olunan suçun neden ibaret olduğunun yazıyla bildirileceği ve savunması için uygun süre verileceği bu süre içinde savunmasını göndermeyen sanığın savunma hakkında vazgeçmiş sayılacağı hükümleri yer almıştır.

18. Öte yandan mülkiye müfettişleri, görevlerini yaparken yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri dışında ayrıca 5176 sayılı Kamu Görevlileri Etik Kurulu Kurulması Hakkında Kanuna dayanılarak yürürlüğe konulmuş olan 14.09.2010 tarihli ve 27699 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ‘Denetim Görevlilerinin Uyacaklari Meslekî Etik Davraniş İlkeleri Hakkında Yönetmelik’ ile belirlenmiş olan mesleki etik ilkelerine uymak zorundadırlar.

19. Bu Yönetmeliğin 3’üncü maddesinde denetim faaliyeti, her türlü denetim, teftiş, inceleme, araştırma, soruşturma v.b. işlevler, denetim görevlisi ise, denetim birimlerinde başkan ve başkan yardımcısı kadrolarında bulunanlar da dâhil olmak üzere denetim, teftiş, soruşturma, kontrol, ön inceleme, inceleme ve araştırma görevini yapmak üzere değişik ad ve unvanlar altında istihdam edilen veya görevlendirilenler şeklinde tanımlanmıştır.

20. Yönetmelikte denetim görevlilerine ilişkin etik davranış ilkeleri; tarafsızlık ve nesnellik, eşitlik, dürüstlük, gizlilik, çıkar çatışmasından kaçınma, nezaket ve saygı, yetkinlik ve meslekî özen şeklinde tasnif edilmiştir.

21. Buna göre; denetim görevlilerinin ya da soruşturmacıların; görevlerini herhangi bir baskı, etkileme ve yönlendirme olmaksızın yerine getirmeleri; tarafsızlıklarına zarar verecek veya çevresinde böyle bir izlenim uyandıracak herhangi bir faaliyet veya ilişkinin içerisinde yer almamaları; görevleriyle ilgili bilgi ve belgeleri toplarken, değerlendirirken, aktarırken ve sonuçlandırırken, önyargısız ve tarafsız şekilde hareket etmeleri; soruşturulan taraflarca ileri sürülen bilgi, belge ve

görüşleri almaları; elde ettikleri diğer bilgi ve belgelerle birlikte adil, tarafsız ve nesnel bir şekilde

değerlendirmeleri, raporlarını; soruşturmanın amacına uygun nitelikte, süresi içinde, somut, güvenilir

ve geçerli kanıtlara dayalı olarak özlü, açık, tam ve kesin olarak düzenlemeleri, raporlarında yer

verdikleri önlem ve tavsiyeleri gerekçeli olarak belirtmeleri, soruşturma yaparken; yasa önünde

eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmeleri,dil, din, ırk, cinsiyet, tâbiyet, sosyal sınıf, yaş, evlilik,

engellilik, sosyal ve ekonomik durum, siyasi düşünce ve benzeri diğer sebeplere dayanan farklılıkları

gözetmeksizin görevlerini yerine getirmeleri, soruşturma yaparken herhangi bir kişiye, zümreye karşı

önyargılı hareket etmemeleri yahut bunları kayırıcı veya dışlayıcı faaliyetlerde bulunmamaları,

çalışmalarını dürüstlük, doğruluk, dikkat ve sorumluluk duygusu içinde yürütmeleri esastır.

D. ŞÜPHELI ARİF YILDIRIM’IN EYLEMLERİ

22. İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Tüzüğünün 38’inci maddesi uyarınca Müvekkilim Ekrem İMAMOĞLU’nun belediye başkanı olarak görev yaptığı dönemle ilgili olarak Beylikdüzü Belediyesi'nin 01.02.2012-01.05.2019 tarihleri arasındaki imar, ihale, personel iş ve işlemleri ile işyeri açma ve çalışma ruhsatlarının teftişini yapmakla Mülkiye Başmüfettişi şüpheli Arif YILDIRIM’ı öninceleme yapmakla görevlendirmiştir.

23. Müvekkil hakkında yürütülen ön incelemeye dayanak alınan 4483 sayılı Kanunun 1’inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin görevleri sebebiyle işledikleri suçlardan dolayı yargılanabilmeleri için izin vermeye yetkili mercileri belirtmek ve izlenecek usulü düzenlemektir.” 2’inci maddesinde ise; “Bu Kanun, Devletin ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürüttükleri kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevleri ifa eden memurlar ve diğer kamu görevlilerinin görevleri sebebiyle işledikleri suçlar hakkında uygulanır.” denilerek memurlar ve diğer kamu görevlilerinin görevleri sebebiyle işledikleri ileri sürülen suçların soruşturulması ve yargılanması usulüne ilişkin hükümlere yer verilmiştir.

24. Önincelemeye esas özel teftişin konusu ise İçişleri Bakanlığının 29.04-2019 tarih ve 50 sayılı onaylarına istinaden Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığının 09.05.2019 tarih ve 2083 sayılı Özel Teftiş Görev Emirlerine göre; Beylikdüzü Belediyesi'nin 01.02.2012-01.05.2019 tarihleri arasındaki imar, ihale, personel iş ve işlemleri ile işyeri açma ve çalışma ruhsatlarının teftişini yapmak olarak belirlenmiştir.

25. 13.05. 2019’da göreve başlayan Mülkiye müfettişi yaptığı teftiş ve denetimler sonucu kendi görüşüne göre usulsüz işlemler şeklinde değerlendirdiği hususlarla ilgili olarak müvekkile tebliğ edilmek üzere gönderdiği;

19.11.2019 tarihli ve 34.4140.34 sayılı, 28.11.2019 tarihli ve 34.4145-1 sayılı, 18.12.2019 tarihli ve 34.4149-1 sayılı, 28.11.2019 tarihli ve 34.4157-1 sayılı, 19.11.2019 tarihli ve 34.4161-1 sayılı, 12.12.2019 tarihli ve 34.4153-1 sayılı, 26.12.2019 tarihli ve 34.4148-1 sayılı,

yazılarda “ hakkında ön inceleme yapılan kişi” sıfatıyla ifade vermesi istenmiş, müvekkil ise, ifade istemine konu söz konusu yazılarda yer alan 25 adedi ihale iş ve işlemlerinden, 2 adedi de imar konularından olmak üzere 27 adet iş ve işlemlerin aşamalarında oluştuğu iddia edilen mevzuata aykırılıklara hangi tür hareketinin neden olduğunun, ihale mevzuatının uygulanmasında nasıl bir görev yüklendiğinin, bu görevinin hangi mevzuatın hangi hükümleri tarafından verildiğinin, söz konusu ihalelerde görev ve yetkilerinin neler olduğunun, işlediği ileri sürülen suç ile görevi arasında nasıl bir illiyet bağının bulunduğu, atılı suçları işlediğini iddia eden ya da edenlerin kim yada kimler olduğunun, bu olayda nasıl bir tarafta durduklarının, mevzuata aykırı olduğu iddia edilen aykırılıkların hangi yolla ve nasıl tespit edildiğinin, bu denli teknik konuların incelenmesi sırasında bilirkişilerin görüşlerine müracaat edilip edilmediğinin, edilmiş ise bilirkişi raporlarının tarafına tebliğ edilerek itirazlarının alınmamasının hangi gerekçeye dayandırımış olduğunun, bilirkişi

görevlendirilmiş ise 6734 sayılı Bilirkişilik Kanununda öngörülen koşullara sahip olup bölge adliye mahkemelerinin yargı çevreleri esas alınmak suretiyle bilirkişilik bölge kurulları tarafından hazırlanan listelerden mi atandıklarının, 5393 sayılı Kanunun 38. maddesinde gösterilen görev ve yetkilerinden hangilerinin ve ne şekilde ihlal ettiğinin, 5018 sayılı Kanuna göre harcama ve ihale yetkilisi olmadığına göre söz konusu ihlaller sebebiyle hangi mevzuata göre ifadesine müracaat edildiğinin, açıklanmasını talep ederek, bu açıklama yapılmadan ifade istem yazısında yer alan soyut kimi suçlamalar hakkında yazılı ifadesinin istendiğini, 4483 sayılı Kanun hükümlerine göre ifade alınması, aynı zamanda savunmayı da içermesi sebebiyle savunma hakkının hukuka uygun şekilde kullandırılmasının zorunlu olduğunu, bunun için de, ilgili kamu görevlisinin hakkındaki iddiaları, bu iddiaların dayandığı delilleri, üzerine atılı fillerin hukuki nitelendirmesini bilmesi Anayasal bir zorunluluk olduğunu, aksi halde tüm bu hususlar kendisine bildirilmeyen kişinin kendisini yeterince savunamayacağının açık olduğunu belirterek bu nedenle açıkladığı hususlar açıklanıp tarafına bildirilmediği sürece ifade vermesinin yasal yönden mümkün olamayacağı, aksi bir durumun savunma hakkımın kısıtlanması olarak değerlendirileceği bildirilmiştir (EK.....).

26. Mülkiye müfettişi, usul hükümlerine uygun olarak müvekkil tarafından belirtilen hususları belirleyip yeniden ifade isteminde bulunması gerekirken, bu yola gitmeksizin, adeta usulüne uygun ifade alınmış gibi “...Eski Beylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İMAMOĞLU ifadesinde, bahse konu alımlarla ilgili olarak imza yetkilerini imza yetkileri yönergesi ile başkan adına kullanılmak üzere ilgili belediye başkan yardımcılarına veya müdürlere devrettiğini beyan etmiş ise de;” şeklinde gerçeğe aykırı beyanlarda bulunarak müvekkili sorumlu tutarak hakkında soruşturma izni kararı verilmesini önermiş, İçişleri Bakanı da bu gerçek dışı beyana itibar ederek müvekkil hakkında soruşturma izni kararı vermiştir (EK::::).

27. Müvekkilim, Belediye Başkanı sıfatıyla 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu hükümlerine göre “HARCAMA YETKİLİSİ” ve 4734 SAYILI Kamu İhale Kanunu hükümlerine göre de “İHALE YETKİLİSİ” olmadığı halde Müfettiş şüpheli Arif YILDIRIM, gerçeğe aykırı bir beyanla ihale iş ve işlemlerinde müvekkili kasıtlı olarak harcama ve ihale yetkilisi göstererek hakkında soruşturma izni kararı verilmesini önermiş, İçişleri Bakanı da hiçbir araştırma yapmadan bu öneriyi uygun bularak soruşturma izni kararı vermiştir (EK::::).

28. Şüpheli Müfettiş Arif YILDIRIM, Müvekkilimin Beylikdüzü Belediye Başkanlığı görevi sona erdikten sonraki dönemle ilgili olarak 21 Mayıs 2019 da yeni başkan M.Murat ÇALIK’ın döneminde yapılan bir satın almada usulsüzlük olduğunu iddia ederek usulsüzlük yapanlar hakkında yasal işlem yapmadı diye gerçeğe aykırı bir beyanla kasıtlı olarak müvekkil hakkında soruşturma izni verilmesini önermiş, İçişleri Bakanı da hiçbir araştırma yapmadan bu öneriyi uygun bularak soruşturma izni kararı vermiştir (EK::::).

29. Şüpheli müfettiş Arif YILDIRIM öninceme sırasında tespit ettiğini iddia ettiği usulsüzlüklere sebebiyet verenler hakkında yasal işlem yapmamaktan müvekkil hakkında soruşturma izni kararı verilmesini önermiş ve İçişleri Bakanı da uygun görerek soruşturma izni kararı vermiş ise de bu tespitin Temmuz-Aralık 2019 da müfettiş tarafından yapıldığı müvekkilin ise bu tespitten Kasım-Aralık 2019 aylarında ifade istem yazılarından haberdar olduğu, haberdar olduğu tarihte ise İBB Başkanı olduğu ve ilgili memurlar hakkında yasal işlem yapmasının olanak dışı olduğu bilinmesine rağmen yine kasıtlı olarak ve gerçeğe aykırı beyanla müvekkil hakkında sorışturma izni kararı önerilmiş ve bakan da uygun bularak onaylamıştır (EK::::).

E. ANAYASA MAHKEMESİ VE AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

KARARLARI KAPSAMINDA DEĞERLENDİRME

30. Yukarıda da değindiğimiz gibi, mülkiye müfettişlerinin çaşılma usul ve esaslarını belirleyen “İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Çalışma Yönetmeliği’nin 50’nci maddesinde; Müfettişlerin, inceleme ve soruşturmaları sırasında Memurin Muhakematı Hakkında Kanunu Muvakkatın 2 ve 6 ıncı maddeleri (4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanunun 5-6. maddeleri) uyarınca Ceza Muhakemeleri Usul Kanununun 153 üncü (5237 sk 160/2) maddesine göre sanıklar hakkında leh ve aleyhteki bütün delilleri toplayacakları belirtilmiştir. Buradan da hareketle yargılamanın bir anlamda isnatla başlayacağını ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. Maddesi ile koruma altına alınmış bulunan hakların sadece yargılama sürecini değil hukuki/idari ya da cezai yargılama öncesi hazırlık aşamasını da kapsayacağını göz önüne almak gerekeceğini değerlendirmekteyiz.

31. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. Maddesi, kanunda hüküm bulunmayan hallerde HMK hükümlerinin uygulanacağını amirdir. Bu nedenle “ön inceleme” ve devamında “soruşturma izni” verilmesi işlemiyle 2577 sayılı kanunun 31. Maddesi hükmünü dikkate almak suretiyle öncelikle HMK 27/2 maddesinde belirtilen unsurlara dayalı olarak “Hukuki dinlenilme hakkı”ndan sözetmek, bu hakka idari yargılama usulü ve hukuk muhakemeleri usulü bakımından kısaca göz atmak, “meram anlatma ilkesi”nin hukuk usulü alanındaki bu yansımasının ardından ceza ve ceza usul hukukunu ilgilendiren yönleri nedeniyle de adil yargılanma kavramı içinde meram anlatma hakkı, savunma hakkı, silahların eşitliği gibi kavramlarına değinerek Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında konu ile ilgili örnekleri dile getirmek yararlı olacaktır. Bu açıklamalardan sonra şikayetin konusunu teşkil eden eylemler ceza hukuku bakımından ele alınacaktır.

32. 1982 Anayasasının “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36’ncı maddesi uyarınca, “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”

Ayrıca Anayasanın 90’ıncı maddesinin son fıkrasında usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmaların kanun hükmünde olduğu, bunlar hakkında anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamayacağı, temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümlerinin esas alınacağı ifade edilmiştir.

33. Hukuki dinlenilme hakkının temel unsurlarından ilki “bilgilenme hakkı” dır. Bu çerçevede, öncelikle tarafların gerek yargı organlarınca gerek karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur. Tarafın bilgi sahibi olmadığı işlemler, belge ve bilgiler yargılamada esas alınamaz.

Bu hakkın ikinci unsuru, “açıklama ve ispat hakkı”dır. Taraflar, yargılamayla ilgili açıklamada bulunma, bu çerçevede iddia ve savunmalarını ileri sürme ve ispat etme hakkına sahiptirler. Her iki taraf da bu haktan eşit şekilde yararlanırlar. Bu durum “silahların eşitliği ilkesi” olarak da ifade edilmektedir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) adil yargılanma hakkını düzenleyen 6’ncı maddesinin birinci bendinin ilk cümlesinde yer alan silahların eşitliği ilkesi, yine AİHS’ne göre, mahkeme önünde sahip olunan hak ve vecibeler bakımından taraflar arasında tam bir eşitliğin bulunması ve bu dengenin bütün yargılama boyunca korunmasıdır. Başka bir deyişle, silahların eşitliği ilkesi, davanın taraflarından birini diğeri karşısında avantajsız bir duruma düşürmeyecek şekilde her iki tarafın deliller de dâhil olmak üzere, iddia ve savunmasını ortaya koymak için makul bir olanağa sahip olması, tarafların denge içinde olması demektir.

34. Hukuki dinlenilme hakkının üçüncü unsuru, “tarafların iddia ve savunmalarını yargı organlarının tam olarak dikkate alıp değerlendirmesi”dir. Ceza ve ceza usul hukuku bakımından ele alacak olursak AİHS’nin 6/1 Maddesi ile “adil yargılanma hakkı” kapsamında güvence altına alınmış bulunan “meram anlatma ilkesi” gereğince herkes mahkeme önünde dinlenilmeyi talep etme hakkına

sahiptir. Meram anlatma ilkesi, şüpheli ve/veya sanığın derdini anlatabilmesini, yeterince ve gereği gibi dinlenilmeden mahkûm edilememesini, öne sürülen iddiaları ve aleyhine olan delilleri tam anlamıyla öğrenebilme ve bu bağlamda onları çürütebilme imkanı tanınmasını ve bu sayede yargılamanın gidişine kendi lehinde katkıda bulunmasını/etki edebilmesini güvence altına alarak adil bir yargılamanın gerçekleşmesine katkı sağlar.

Anayasa Mahkemesi 24.05.2018 tarihli 2015/13950 sayılı kararında bu kavramlar ışığında:

"..... bir davanın sonucundan menfaati etkilenecek olan kişilerin bu yargılama hakkında bilgi sahibi olabilmelerine, uyuşmazlığın çözümü için gerekli ve sonuca etkili olduğunu düşündükleri hususlarda açıklamada bulunabilmelerine, iddialarını ispata yönelik delil sunabilmelerine imkân sağlanması gerekir. Bu husus aynı zamanda yargı mercilerinin tüm verileri dikkate alıp değerlendirme yaptıktan sonra gerekçeli karar vermesini sağlayacağından silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi ile de ilgilidir. Nitekim 6100 sayılı Kanun'un 27. maddesinde, mahkemeye erişim hakkının güvenceleriyle örtüşür nitelikte bir düzenleme getirilerek davanın taraflarının yanı sıra müdahiller ve yargılamanın diğer ilgililerinin de kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip oldukları belirtilmiştir.” değerlendirmesini yapmıştır.

35. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi 6/3-a maddesinde yer alan:

“Bir suç ile itham edilen herkes aşağıdaki asgari haklara sahiptir:

a) Kendisine karşı yöneltilen suçlamanın niteliği ve sebebinden en kısa sürede, anladığı bir dilde ve ayrıntılı olarak haberdar edilmek;”

şeklindeki düzenleme ile “isnadın bildirilmesi”ni bir hak olarak güvence altına almıştır. Hakkındaki isnadı tam olarak bilmeyen bir kişinin kendini savunma imkanı olmayacağı için çelişmeli yargılama da söz konusu olamayacak, adil yargılamadan söz edilemeyecek ve maddi gerçeğe ulaşılması mümkün olmayacaktır. İsnadın tam olarak bildirilmesi kişiye hangi eylemi nerede, ne zaman ve ne şekilde gerçekleştirmekle suçlandığının bildirilmesidir.

36. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi bir çok kararında davasında yukarıda değindiğimiz kavramlara yer vermiştir. Örneğin mahkeme Drama-Türkiye (20797/07) kararında:

“...silahların eşitliği ilkesinin, davanın taraflarından her birine, davasını, kendisini diğer taraf karşısında önemli ölçüde dezavantajlı bir duruma düşürmeyecek koşullar altında sunması için makul bir olanak sağlanmasını gerektirdiğini hatırlatır (bk. Dombo Beheer B.V./Hollanda, 27 Ekim 1993, § 33, A Serisi no. 274 ve Avotiš/Letonya [BD], no. 17502/07, § 119, 23 Mayıs 2016). Davanın taraflarından her birine, diğer taraf tarafından yapılan beyanlara veya gösterilen delillere ilişkin bilgi sahibi olma ve yorum yapma olanağı verilmelidir. Bu durumda mevzubahis olan konu, diğer hususların yanı sıra, davanın taraflarının, adaletin işleyişine duyduğu ve dosyada yer alan her belge hakkında görüşlerini ifade etme imkânına sahip olduklarını bilmelerine dayanan güvendir (bk. Beer/Avusturya, no. 30428/96, § 17-18, 6 Şubat 2001).” denmektedir.

37. Şikayet konusu olaylar değerlendirildiğinde; müvekkilim özellikle talep etmesine rağmen, şüpheli müfettiş tarafından yapılan işlemler ve tespit edildiği iddia edilen usulsüzlükler konusunda bilgilendirilmemiştir.. Müvekkilin bilgi sahibi olmadığı işlemler, belge ve bilgiler soruşturma izni kararında esas alınmaması gerekirken aksine karara esas alınmıştır. Bu nedenle müvekkilin hukuki dinlenilme hakkı, meram anlatma hakkı, isnadın bildirilmesi hakkı yok sayılarak savunma hakkı şüpheli müfettiş tarafından kasten ihlal edilmiştir.

F. EYLEMLER VE CEZA HUKUKU BAKIMINDAN DEĞERLENDİRME

Şüpheli müfettiş Arif Yıldırım’ın şikayete konu eylemleri:







FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
sanalbasin.com üyesidir
HAVA DURUMU
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
1 Trabzonspor 26 15 3 8 59 28 53 +31
2 Başakşehir FK 26 15 3 8 50 25 53 +25
3 Galatasaray 26 14 4 8 44 20 50 +24
4 Sivasspor 26 14 5 7 47 29 49 +18
5 Beşiktaş 26 13 8 5 40 32 44 +8
6 Alanyaspor 26 12 7 7 44 25 43 +19
7 Fenerbahçe 26 11 8 7 46 34 40 +12
8 Göztepe 26 10 9 7 31 30 37 +1
9 Gaziantep FK 26 8 10 8 36 41 32 -5
10 Denizlispor 26 8 11 7 26 34 31 -8
11 Antalyaspor 26 7 10 9 29 43 30 -14
12 Gençlerbirliği 26 7 12 7 33 44 28 -11
13 Kasımpaşa 26 7 14 5 38 50 26 -12
14 Konyaspor 26 5 10 11 21 33 26 -12
15 Yeni Malatyaspor 26 6 13 7 38 40 25 -2
16 Çaykur Rizespor 26 7 15 4 26 44 25 -18
17 MKE Ankaragücü 26 5 13 8 23 45 23 -22
18 Kayserispor 26 5 14 7 28 62 22 -34
Takım O G M B A Y P AV
1 Hatayspor 28 15 5 8 38 23 53 +15
2 BB Erzurumspor 28 13 7 8 30 22 47 +8
3 Bursaspor 28 14 7 7 43 35 46 +8
4 Adana Demirspor 28 12 7 9 55 35 45 +20
5 Akhisarspor 28 12 7 9 36 31 45 +5
6 Fatih Karagümrük 28 11 7 10 40 34 43 +6
7 Altay 28 11 7 10 36 30 43 +6
8 Ümraniyespor 28 11 10 7 39 39 40 0
9 Giresunspor 27 10 9 8 30 33 38 -3
10 Keçiörengücü 28 8 9 11 21 22 35 -1
11 Balıkesirspor 28 8 9 11 30 33 35 -3
12 Menemenspor 28 9 11 8 32 38 35 -6
13 İstanbulspor 27 7 8 12 38 34 33 +4
14 Altınordu 28 7 11 10 32 39 31 -7
15 Boluspor 28 4 11 13 24 36 25 -12
16 Osmanlıspor FK 28 6 13 9 32 42 24 -10
17 Adanaspor 28 3 14 11 26 42 20 -16
18 Eskişehirspor 28 7 16 5 32 46 17 -14
Takım O G M B A Y P AV
1 Samsunspor 28 23 1 4 64 11 73 +53
2 Manisa FK 28 19 3 6 79 31 63 +48
3 Hekimoğlu Trabzon 28 17 7 4 51 34 55 +17
4 Sancaktepe FK 28 16 8 4 51 23 52 +28
5 İnegölspor 28 13 9 6 41 30 45 +11
6 Afjet Afyonspor 28 13 11 4 47 30 43 +17
7 Tarsus İdman Yurdu 28 14 13 1 45 39 43 +6
8 Pendikspor 28 11 10 7 40 39 40 +1
9 Sarıyer 28 11 10 7 34 33 40 +1
10 Zonguldak Kömürspor 28 9 10 9 35 37 36 -2
11 Çorum FK 28 11 14 3 36 42 36 -6
12 Hacettepe Spor 28 11 15 2 37 48 35 -11
13 1922 Konyaspor 28 9 13 6 38 45 33 -7
14 Kırklarelispor 28 8 11 9 25 41 33 -16
15 Başkent Akademi FK 28 9 15 4 37 41 31 -4
16 Amed Sportif 28 7 14 7 28 46 28 -18
17 Gümüşhanespor 28 7 17 4 31 57 25 -26
18 Şanlıurfaspor 28 0 27 1 10 102 14 -92
Takım O G M B A Y P AV
1 Serik Belediyespor 28 16 5 7 49 24 55 +25
2 24Erzincanspor 28 14 4 10 47 22 52 +25
3 68 Aksaray Belediyespor 28 14 6 8 43 27 50 +16
4 1928 Bucaspor 28 14 7 7 47 34 49 +13
5 Artvin Hopaspor 28 12 5 11 38 21 47 +17
6 Düzcespor 28 12 6 10 32 18 46 +14
7 Karaköprü Belediyespor 28 10 6 12 25 22 42 +3
8 Çatalcaspor 28 9 5 14 39 28 41 +11
9 Silivrispor 28 8 6 14 37 31 38 +6
10 Sultanbeyli Bld. 28 9 8 11 33 27 38 +6
11 Kızılcabölükspor 28 8 8 12 39 37 36 +2
12 Yomraspor 28 9 10 9 28 30 36 -2
13 52 Orduspor FK 28 7 7 14 21 20 35 +1
14 Çankaya FK 28 9 12 7 33 37 34 -4
15 Şile Yıldızspor 28 6 11 11 23 30 29 -7
16 Erzin Spor Kulübü 28 6 12 10 27 34 28 -7
17 Tokatspor 28 1 23 4 16 66 7 -50
18 Manisaspor 28 1 24 3 16 85 0 -69
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 12/06/2020 Fenerbahçe vs Kayserispor
 12/06/2020 Göztepe vs Trabzonspor
 13/06/2020 Başakşehir FK vs Alanyaspor
 13/06/2020 Beşiktaş vs Antalyaspor
 13/06/2020 Yeni Malatyaspor vs Kasımpaşa
 14/06/2020 Gençlerbirliği vs Konyaspor
 14/06/2020 Çaykur Rizespor vs Galatasaray
 14/06/2020 Gaziantep FK vs MKE Ankaragücü
 15/06/2020 Sivasspor vs Denizlispor
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 16/06/2020 Giresunspor vs İstanbulspor
 19/06/2020 Adana Demirspor vs Osmanlıspor FK
 19/06/2020 Altay vs Akhisarspor
 19/06/2020 Balıkesirspor vs Menemenspor
 19/06/2020 BB Erzurumspor vs Eskişehirspor
 19/06/2020 Boluspor vs Altınordu
 19/06/2020 Giresunspor vs Adanaspor
 19/06/2020 İstanbulspor vs Hatayspor
 19/06/2020 Keçiörengücü vs Bursaspor
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 18/07/2020 Bandırmaspor vs Kahramanmaraşspor
 18/07/2020 Bayburt Özel İdare Spor vs Sivas Belediyespor
 18/07/2020 Eyüpspor vs Van Spor
 18/07/2020 Kastamonuspor vs Etimesgut Belediyespor
 18/07/2020 Kırşehir Belediyespor vs Ergene Velimeşe
 18/07/2020 Niğde Anadolu FK vs Bodrumspor
 18/07/2020 Sakaryaspor vs Kardemir Karabükspor
 18/07/2020 Tuzlaspor vs Uşak Spor
 25/07/2020 Ankara Demirspor vs Tuzlaspor
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 18/07/2020 Çankaya FK vs Tokatspor
 18/07/2020 Düzcespor vs Manisaspor
 18/07/2020 Erzin Spor vs Artvin Hopaspor
 18/07/2020 Karaköprü Belediyespor vs Serik Belediyespor
 18/07/2020 Silivrispor vs 52 Orduspor FK
 18/07/2020 Şile Yıldızspor vs Kızılcabölükspor
 18/07/2020 1928 Bucaspor vs Sultanbeyli Bld.
 18/07/2020 24Erzincanspor vs Yomraspor
 18/07/2020 68 Aksaray Belediyespor vs Çatalcaspor
resmi ilanlar
Henüz anket oluşturulmamış.
NAMAZ VAKİTLERİ
GÜNLÜK BURÇ
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI